Yeni Ekonomik Modeli Açıkladı | İNDERgi İst. İnşaatcılar Dern. Aylık Dergisi

logo

10 Ağustos 2018

Yeni Ekonomik Modeli Açıkladı

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak yeni ekonomi modelini açıkladı

Türkiye’nin orta gelir grubundan üst gelir grubuna çıkması için nasıl bir yol haritası çizebileceğine dair toplantılar yaptıklarını anlatan Albayrak, istişareler sonucu yeni bir ekonomik yaklaşım ortaya koyduklarını söyledi.

Proğramın detaylarının eylül ayındaki OVP ile hızlı bir şekilde ortaya çıkacağını anlatan Albayrak, kararlı bir yaklaşım sergileyeceklerini ifade etti.

Türkiye’de değişimin şart olduğunu anlatan Bakan Albayrak, değişimi ortaya koyacak, çok somut zemini güçlü şekilde ortaya koymaları gerektiğini anlatan, güçlü refleks ve stratejik alt yapıya sahip olmak gerektiğine vurgu yaptı.

Albayrak, Merkez Bankası için bağımsızlık vurgusu yaptı. Daha adil bir vergi sistemi oluşturulacağını da söyleyen Albayrak, bankacılık sektörünün güçlü bir yapıda olduğunu, devlet olarak da sektörün arkasında olduklarını ifade etti.

Bakan Albayrak açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Bir taraftan ABD bir taraftan Çin sabahtan akşama yeni kararlar açıklıyorlar. Bir diğer adım güçlü temelleri olacak. Değişimi hedefleyen somut zemini ortaya koyacağız. Yol haritasını ne kadar sağlam yaparsanız temelleriniz o kadar sağlam olur.  Dizayn ettiğimiz sistem sürdürülebilir olacak. Birçok ülkenin yaşadığı sistemsel problemlerin başında sürdürülebilirlik sorunu geliyor. Kişiye ya da bir sektöre dayalı olmayacak, sürdürülebilir olacak.

DEĞİŞİME AYAK UYDURMAK OLMAZSA OLMAZ OLACAK

* Günlük ve taktiksel bir mantıkla değil stratejik bir mantıkla yaklaşacağız. Bugün ortaya çıkan tablo ekonomik göstergeler dikkate alındığında mantıklı değil. Küresel gelişmeler ne olursa olsun, ekonomimizi tüm sınamalardan etkilenmeden çıkacak bir sistem olacak. Biz gökte yeni bir yıldız keşfetmek için yola çıkmadık. Paydaşlarla etkin iletişim ve güven oluşturacağız. Değişime ayak uydurmak bu modelde olmazsa olmaz olacak.Değişmek zorundayız. Piyasa ile iletişimde güvenin sağladıktan sonra diğer maddeye geçiyoruz. Ekonominin temeli veri güvenliğine dayanır. Bir de algı boyutu var. Bugün Türkiye sadece kendisi ve bölgesi üzerinde değil küresel anlamda da rol model.

GÜÇLÜ TEMELLER ÜZERİNE İŞLENECEK

* Hedefe ilerlerken 81 milyon katılımcı olacak. Eğitim, sektörel, gelir düzeyi ne olursa olsun. Stratejik bir akılla yaklaşmaktan geçecek. Bunları ortaya koyarken prensiplerimiz olması gerekiyor.  Mevcut tablo makro göstergeler dikkate alındığında makul bir süreç değil. Hele de küresel bölgesel siyasi sebepler süreçler göstergeler noktasında farklı etkilere sebebiyet  verecek etkiler görüyoruz. Güçlü prensipler üzerinden oturtulmuş bir sistem üzerinden ilerlediğimizde savrulmadan yoluna devam edecek. Küresel gelişmeler ne olursa olsun ekonomimizi güçlü temeller üzerine işleyecek sistem olacak.

TÜRK LİRAMIZIN GÜVENİNİ ARTIRACAĞIZ

* Tüm piyasa paydaşlarıyla reel ekonomi, finansal, ekonomik daha etkili iletişimi ortaya koymanız lazım. Kalıcı ve güçlü bir yapı noktasında bunlar olmazsa olmaz. Bu noktada baktığımızda piyasa ile güvenin sağlanmasından sonra diğer noktaya geçiyoruz. Gerçekçi politikaların seçilmesi öncelikli olacak. Olması gereken politikalar üzerinde bu sürecin temelinden bahsedeceğiz. Sizin bu iletişim ve uzlaşmacı politikaların seçilmesi ile ilgili adımları attığınızda spekülasyonların ekonomimize etkisini göreceğiz. Çok daha etkin bir süreç ortaya koyacağız. Türk Liramızın güveninin artırılması noktasında etkileri güçlü ve etkin bir şekilde yöneteceğiz.

MERKEZ BANKASI’NIN BAĞIMSIZLIĞI KRİTİK ESASLARDAN BİRİ

* Para politikalarının tam bağımsızlığının sağlanması diğer bir prensibimiz. İlk geldiğimiz günden beri para politikasının bağımsızlığı konusunda Merkez Bankası özelinde çok hassasız. Mümkün olduğunca konuşmamaya gayret ettik. Hatta hiç konuşmadık. Özellikle para politikalarının tam bağımsızlığı konusu prensip olarak bundan sonra da devam edecek. Merkez Bankası’nın bağımsızlığı çok önemli. Finansal istikrarın güçlenmesi öncelikli hedeflerimizden biri olacak. Sermaye piyasasının pasta içindeki payı artacak. Bütçe disiplini en temel dinamiklerden biri olacak.

* Özellikle bahsettiğim temel prensiplerle yola çıktığımız bu süreçle birlikte 2018-19 yılında birinci fazı bitirip sağlıklı büyüme dediğimiz ikinci faza geçecek. Bu dönüşümlerle birlikte üçüncü faz dediğimiz daha adaletli paylaşım dediğimiz faza geçeceğiz. Bundan sonra nitelikli insan gücü ve güçlü toplum dediğimiz faza ulaşacağız.

Özellikle bankacılık kesimi başta olmak üzere finansal sektörünün güçlü mali bünyeleriyle devam etmesi noktasında finansal çalışmaların devam etmesi önemli. Bankacılık sektörü en temel sektörlerden bir tanesi olmaya devam edecek.  Sermaye piyasasının pasta içindeki payı artacak. Bütçe disiplini en temel dinamiklerden biri olacak.

* 15 senede ciddi bir bütçe performansı ortaya koyan 16. yılında daha somut bir mali plan dairesinde çok daha güçlü bir disipline kavuşacak. Büyüyen ekonominin üreten ekonomi olmasıyla bu süreci devam ettirecek. Sıkı para ve mali politikalardan bahsediyoruz. Bu resim içerisinde sıkı para ve mali politika sürecini ortaya koyacağız. Bunlar koordineli olmadığında neler yaşandığını gördük.

2018-2019’DA İLK FAZIMIZI GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ

* Cari açık kaynaklı büyüme yerine etkin bir şekilde süreci yöneteceğimiz 2018 ve 2019’da gerçekleşecek ekonomide dengelenme dediğimiz birinci fazını yaşayacağımız bir sürece gireceğiz. Güçlü temellerle yola çıktığımız bu süreçle 2018-2019 döneminde 1. fazı bitirip sürdürülebilir 2. faza geçecek 2020 ve 2021 yılında bitirerek, 3. faza ulaşacağız. Gerçek manasıyla başarıya ulaşması ve sürdürülebilir ekonomi için artı bir dediğimiz nitelikli insan gücü ve güçlü toplam fazını ortaya koyacağız.

* Daha adaletli paylaşım dönemi hedefleniyor. Çok daha sıkı bir Maliye Bakanlığı göreceğiz. Enflasyon ve cari açık ile mücadele sürecek. İş ve yatırım ortamının cazibesini artıracak çok önemli bir 1,5 yıl olacak. Kamuda borçlanmalardaki kaynak çeşitliliği sağlanacak. Yeni bir süreç olacak. Kamu kaynaklarının verimli kullanılmasını sağlayacak tasarruf ve verimliliği sağlayacağız. Başladık ve etkin bir süreci yıl sonu rakamlarında göreceksiniz.

İLK FAZ 2019’DA TAMAMLANACAK 

* 2019’da ekonomik dengelemeyi tamamlayıp, ikinci faz olan istikrarlı büyüme olarak adlandırdığımız süreç başlayacak. Göreve geldiğimden beri yeni dönem sürdürülebilirliğin elzem olduğu bir süreç. Cari açığın düşürülmesi herkesin hayali. Stratejik adımların atıldığı önemli bir dönem olacak. Bununla birlikte sermaye piyasalarını derinleştirecek çok önemli 2 yıl olacak. Yeni dönemde sağlıklı büyümenin elzem olduğu bir süreç. Enflasyon mu büyüme mi? Birbirine alternatif değil bu. İstikrarlı bir büyüme hedefimiz. Katma değeri yüksek sektörler, teknolojik ürün üretimini ortaya koyacağımız sektörler. Bu dönemdeki OVP, 61’i çizip 62 yazalım olmayacak. Hem enflasyonla mücadele hem de sağlıklı büyüme. Büyümenin 2 tane p’si var diyorlar. 1 nüfus, 2 büyüme. Eş güdüm içinde yürüteceğimiz tüm bu yaklaşım sürecini stratejik büyüme alanlarını tespit ederek ortaya koyacağız.

VERGİ SİSTEMİ İLE İLGİLİ CİDDİ BİR DÖNÜŞÜM YAŞANACAK

* Tüm paydaşların herkesin kendine ve kendi alanıyla ilgili yapılması gerekenleri belirlediği, anons ettik rafa koyduk, 2019 hadi bakalım başladık. Her bir bakanlığın performansın hedeflerinin takip edildiği çok etkin bir program olacak. Aylık ve 3 aylık hedef takibi olacak.

* Vergi sistemi noktasında bu kısım çok önemli. Yeni bir dönüşüm süreci başlayacak. Bu değişim çok daha etkin bir şekilde ortaya koyulacak. Vergi sistemi ile ilgili ciddi dönüşüm süreci olacak. İstediğimiz Türkiye’nin mevsimsel değil, istikrarlı bir şekilde sağlanan bu büyümeyi toplumsal açıdan çok daha önemli faza taşıyacağız. 2002’den bu yana ekonomik refahı üst düzeye taşıdık. Ama bir üste daha taşımalıyız. Daha adaletli bir paylaşım sağlamalıyız. Daha adil bir vergi sistemi ortaya çıkacak..

* Sonrasında 3. faz dediğimiz kısma başlayacağız. Bazı dönemlerde yakalanan büyüme rakamları değil. Sağlam temellere oturmuş bir durum. Milletimiz vatandaşımız açısından önemli bir faza taşıyacağız. Daha adil bir vergi sistemi oluşturulacak. Dolaylı ve dolaysız vergi…

* Tüm bu çerçevede bir sonraki aşama kayıt dışı… Performansa dayalı ekiplerle yoğun bir çalışma yapacağız. Türkiye bambaşka bir noktaya gelecek. Üçünü tamamladıktan sonra yeni bir başarı hikayesi, destek mekanizmasıyla bu nitelikli insan gücü ve güçlü toplum politikası ile taçlandıracağız. Ciddi bir disiplinle hayata geçirilecek. Üreten ekonominin her alanına katkı sağlayan STK’lar, stratejik adımlarla bu hedefi daha üst noktaya taşıyacağız. 5 yıllık dönüşüm sürecini kısa, orta ve uzun vadeli süreci biraz daha ufak ufak paylaşmak istiyorum.

Hangi kamu harcaması olursa olsun yatırımı bu modelin belirlediği kriterlere göre yapacağız. Özellikle yapılacak yatırım ya da harcamanın teknolojik ürün üretimin katma değer açısından durumuna bakacağız, ihracatı artırıyor mu buna bakacağız. Cari açığın düşmesine bir katkısı var mı? Yatırım ve harcamaları etkin bir şekilde yöneteceğiz.

* Bu model için bu sistematik mimari için tüm paydaşlarla ortak hareket edeceğiz. Bu süreç 81 milyonun desteği ile, iş dünyasının, akademisyenlerin katkısı ile devam edeceğiz. Önce Türkiye. Bu yatırımların ötesinde özellikle kamu ve kamu dışındaki paydaşlarımızın  bu bilinçlenme sürecine hep birlikte el birliği ile sahiplenmesiyle başarılı bir neticeye ulaşacak.

* Enflasyonla mücadele dedik, bütçe dedik… Sonra ne dedik kaynakların kullanımı ile ilgili etkin adımlar attık. 2 aylık borç çevirme oranı yüzde 110 oldu.. Dış kaynak çeşitliliği bu süreçle ilgili yoğun bir süreç başlattık. Kısa vadedeki bu adımlarla ilgili bütçe disipliniyle ilgili 100 günlük eylem planı var ya atacağımız adımlardan tamamı, bu plan çerçevesinde ilan edilen projelerin tamamı 2018 bütçesi için…

* Hazinemizin iki aylık borç çevirme oranını yüzde 125’lerden yüzde 110 çektik. 30 günde 6 aylık rakamlar noktasında 35 milyar TL’lik yıl sonuna kadar tasarruf ve gelir artışıyla altın vuruş yaptık. Bu yıl 5 milyar TL faiz dışı fazla ile yıl sonunu tamamlayacağız.  Yılın kalan aylarında da bu oranı yüzde 100’e çekeceğiz. 100 günlük eylem planı 2018 bütçesi içinde çözülecek. Hedef hazine borçlanmasını yıl sonu yüzde 100’e çekmek. Sadeleştireceğimiz vergi sistemiyle ilgili maliyede çok ciddi bir değişim süreci yaşanacak. Üst finansal regülasyon otoritesini getireceğiz.

*  Lüks ÖTV… Her ÖTV cari açık noktasında baskıyı azaltmak için, her şeyin yerlisi var. Bu çerçevede baktığımızda vergisi maliyeti var, bunu teşvik edecek genel bir çerçeve hazırlıyoruz. Tepe bir güçlü bir üst finansal otoritesini Ekim’de getirip, daha modern daha etkin kadrolarla yeni yasayla kavuşacağız.

BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN ARKASINDAYIZ

Yeni bir üst finansal regülasyon otoritesinin kurulmasını yeni yasama döneminde Meclis’e getireceğiz. Türkiye tüm bu süreçlerden bu yol haritasıyla 2023’e kadar çok daha güçlenerek çıkacak. Bir tarafta maniplasyon bir tarafta reel politika çerçevesinde Türkiye hazır bir strateji ile yoluna devam edecek. Bugün buradan birinci ağızdan ifade ediyorum. Güçlü bir bankacılık sektörü var. Sağlıklı bilanço yapısı var. Her şeye hazırlıklı, devlet olarak da bankacılık sektörünün arkasında olan bir ülke var.

TEMELLERİ SAĞLAM ALTYAPIYA SAHİBİZ

* Bireysel emeklilik için önemli adımlar atacağız. Finansal sektöre çok kaliteli 2 tane kurumsal dönüşüm. Emlak Bankası’nı uzmanlık alanı olduğu sektörde daha da büyütecek bir yapılanma. Emlak Bankası ve Kalkınma Bankası daha da büyüyecek. Hatta çalışacağımız arkadaşlarımızı belirledik.

* Cari açık açısından yüzde 4’ler seviyesini düşünüyoruz. Ben biraz hep garanticiyimdir. Farklı alanlar kullanılacak şekilde yaparım. Genel çerçevede şunu açık ve net ifade etmek istiyorum Türkiye çok ama çok önemli ve güçlü bir ülke. Son 15 yıllık yolculuğunda çok büyük bir dönüşüm için adımlar attı. Tüm paydaşlar şunu bilmeli ki bu yol haritasıyla kendine özgü güçlü temelleriyle devam edecektir. Bir tarafta manipülasyon bir tarafta reel politika her ikisine karşı Türkiye hazır bir şekilde devam edecek. Tüm bu noktada bu yolculuğunda Türkiye’nin dostları Türkiyeyi kazanmaya daha ileriye gidecek. Türkiye hakikatten 3 unsuru güçlü kılan ülkelerden bir tanesi Türkiye.

 

 

Share
146 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.