Kanal İstanbul Hakkında Tüm Merak Edilenler | İNDERgi İst. İnşaatcılar Dern. Aylık Dergisi

logo

18 Şubat 2018

Kanal İstanbul Hakkında Tüm Merak Edilenler

İNDERGİ son sayısında Çılgın Proje ‘Kanal İstanbul’u sayfalarına taşıdı. İşte bölgeden ilk fotoğraflar ve son değerlendirmelerle birlikte Kanal İstanbul projesi hakkında tüm merak edilenler… 

Cumhuriyet tarihinin en büyük projesi olarak kabul edilen Kanal İstanbul, için ilk kazma bu yıl içinde vurulacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2011’de kamuoyuna duyurduğu ve ‘Çılgın Proje’ olarak tanımladığı Kanal İstanbul’un güzergahı netleşti. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Küçükçekmece-Sazlıdere-Durusu koridorunun, Kanal İstanbul için en uygun güzergah olarak seçildiğini söyledi. İstanbul’un Avrupa yakasında Karadeniz’i Marmara ile bağlayacak yeni suyolu yapma projesinde ilk hedefin, medeniyetlere ve kültürlere başkentlik yapan İstanbul’da Boğaziçi üzerindeki gemi trafik yükünü azaltmak olduğunu ifade eden Arslan, “Hedef, İstanbul Boğazı’ndan geçen tehlikeli madde taşıyan gemilerden kaynaklı oluşabilecek riskleri azaltmaktı” dedi. Kanal İstanbul projesiyle aynı zamanda o bölgede yaşayan vatandaşlar için su yolu güzergahında kentsel dönüşüm de yaparak, güzergah üzerindeki çarpık yapılaşmayı ortadan kaldırmak istediklerini anlatan, Bakan Arslan, “Bir diğer amacımız, İstanbul gibi dünya metropolü olan şehirde su yolu taşımasından kaynaklı hem ülkemizin konumunu hem cazibesini artırmaktı” diye konuştu.

35 kurum çalışma yaptı

Kanal İstanbul ile ilgili olarak Bakanlığın Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü, ilgili kurum ve kuruluşlarca yapılan tüm çalışmaların değerlendirilerek, geçen yıl etüt, proje ve danışmanlık hizmeti alım ihalesine çıkmış, Ağustos 2017’de de çalışmalara başlanmıştı. Alternatif güzergahların tespiti, mevcut durumun değerlendirilmesi, sayısal model çalışmalarının, deprem, tsunami, rüzgar ve dalga iklimi, jeolojik etütlerin yapılması dahil tüm çalışmaların yılbaşı itibarıyla tamamlandığını vurgulayan Arslan, proje çalışmalarında İstanbul Teknik Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi gibi ülkenin önde gelen üniversitelerinin, alanında uzman öğretim üyeleri ve uluslararası uzmanlardan destek aldıklarını ve birlikte çalışmaya devam ettiklerini ifade etti. Planlanan alanlarda 35 ilgili kurum ve kuruluşun yaptığı çalışmaların verilerini aldıklarını anlatan Arslan, şöyle devam etti:

“Çevresel koşullar ile flora ve fauna durumunu tespit ettik. Maden alanları, sit alanları, hassas alanlar, jeolojik çalışmaları, yer altı ve yer üstü su kaynakları, toprak kaynakları, denizcilik ve ulaştırma ağlarına etkisi, yarma hacmi, kanal uzunluğu, kamulaştırma, yerleşim alanlarına etkisi gibi etkenler çerçevesinde yapılabilirliği dikkate alınarak 5 farklı güzergah üzerinde çalışmalar devam ettirildi.Sayısal modelleme çalışmaları kapsamında, yapıma esas etüt projesine temel teşkil edecek ön sayısal modelleme çalışmaları tamamlandı. Buna bağlı olarak da Kanal güzergahı boyunca yer altı suyu akımları tespit edildi. Farklı zemin türleri tespit edildi, bu zeminlerin her birinin geçirimliliklerinin farklı olduğu belirlendi.”

4’üncü alternatif seçildi

Yer altı sularının, olumsuz etkilenmemesi için çalışmaların belirlenen koridorda daha hassas bir şekilde yürütüldüğüne dikkati çeken Arslan, tespit edilen alternatif üzerinde daha hassas şekilde çalışmalara devam edeceklerini söyledi. Arslan, yer altı sularının ve temiz su havzalarının etkileşimlerinin detaylı bir şekilde haritalandırılacağını ve gerekli önlemlerin alınacağına işaret ederek, yer altı su modelleme çalışmasının yanı sıra su kalitesi, sediman hareketleri gibi diğer sayısal model çalışmalarının da devam ettiğini ifade etti.

Bakan Arslan, değerlendirme kriterleri dikkate alındığında 4’üncü alternatif olan Küçükçekmece-Sazlıdere-Durusu koridorunun Kanal İstanbul Projesi için en uygun güzergah olarak seçildiğini belirterek, “Küçükçekmece Gölü’nden girecek ve Sazlısu Barajı’nın oradan Terkos Barajı’nın doğusundan Karadeniz’e çıkmış olacak. Güzergahımız yaklaşık olarak 45 kilometre uzunluğundadır” diye konuştu.

Karma ihale modeli

Kanal İstanbul Yap-işlet-devret modeli ile birlikte kamu-özel iş birliğinin diğer alternatifleri dahil olmak üzere karma bir modelle ihale edileceğini açıklayan Bakan Arslan, “Bu sene içinde kazma vurmayı hedefliyoruz” dedi. Deprem risklerinin değerlendirmesi kapsamında, 72 yıl, 475 yıl ve 2 bin 475 yıllık ortalama yinelenme süreleri dikkate alınarak tüm çalışmaların yapıldığını anlatan Ahmet Arslan, projede tsunamiyle ilgili parametrelerin de tespit edildiğini, bu kapsamda detaylı çalışmalar yapıldığını ve ön raporda olumsuz bir etkinin olmayacağının belirlendiğini bildirdi. Arslan, proje alanında yaklaşık 25 yıllık rüzgar verileri kullanılarak modelleme çalışmalarının yapıldığına dikkati çekerek, “Proje alanıyla ilgili Karadeniz ve Marmara Denizi girişlerindeki rüzgar ve derin deniz dalgaları incelendi. Kanal içerisinde gemi geçişlerinden oluşacak dalgaların kanal yan yüzeylerine etkisi en olumsuz senaryolara göre değerlendirilmiş olup, detaylı çalışmalar da devam etmektedir” diye konuştu.

17 bin metre sondaj tamamlandı

İlk aşamadaki 10 bin metreye ilave 7 bin metre sondaj çalışması yapıldığına, böylece toplamda 17 bin metrelik sondajın 2017 sonu itibarıyla tamamlandığına işaret eden Arslan, kanal kazısından çıkacakların ihtiyaçlar çerçevesinde dolgu malzemesi olarak kullanılabileceğini ifade etti. Güzergah çalışmaları yapılırken Terkos Gölü su havzası ile etkileşimi olmaması ve Baklalı ve Dursunköy sakinlerinin olumsuz etkilenmemesinin dikkate alındığını söyleyen Arslan, “Karadeniz’de çıkacak malzemeden kaynaklı dolgu yapılmak suretiyle lojistik merkez olarak kullanabileceğimiz küresel bazda hizmet edecek proje alanları ve yine Marmara Denizi’nde dolgu yapılmak maksadıyla yapılabilecek yapay adalar da dahil bütün bu projelerin birlikte değerlendirilmesine devam edilecek” açıklamasında bulundu. Arslan, Marmara tarafındaki 3 geçişi, Marmaray projesinde olduğu gibi, batırma tüp ile Küçükçekmece Gölü’nün altından geçirmeyi hedeflediklerini ifade ederek, kuzey yönündeki diğer alternatiflerin tamamını köprü geçişi şeklinde yapacaklarını bildirdi. Arslan, karşıdan karşıya geçişlerde uzun mesafeli, viyadük gerektiren geçişler olmayacağını kaydetti.

‘Havalimanından bile büyük’

Kanal İstanbul’a yönelik çalışmalarda bazı hususları önemle ele aldıklarını anlatan Bakan Arslan, bunlardan birinin projenin gemi geçişleriyle ilgili bir avantaj sağlaması, ikincisinin güzergah üzerindeki insanların hayatının etkilenmeyeceği planlama, üçüncüsünün ise İstanbul’un yer altı ve yer üstü tatlı su kaynaklarıyla ilgili çalışmalarının tamamlanması olduğunu vurguladı.

Arslan, bu kadar büyük bir projede, finansman modelleme de dahil, kanal kesitine bağlı çalışmalar bitmeden söylenebilecek bir tutarın yanıltıcı olabileceğinin altını çizerek, “Ama bir gerçek var ki şu an ülkemizin en büyük projesi yaklaşık 10,5 milyar euro ile Üçüncü Havalimanı, 25 yıllık işletme döneminde 22 milyar euro kira bedeliyle en büyük proje. Ancak Kanal İstanbul ondan da büyük olacak” diye konuştu.

‘Modern şehirleşme için fırsat’

İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) Başkanı Nazmi Durbakayım, Kanal İstanbul’un yeni ve modern bir şehirleşme için  fırsat olduğunu belirterek “Proje, yeni bir yerleşim bölgesi, yeni bir aks, yeni bir ticaret alanı, yeni bir turizm merkezi olarak girişimcilere ve yatırımcılara kısa ve uzun vadeli fırsatlar sunuyor” dedi.  Kanal İstanbul’un yeni şehirleşme stratejisi olarak belirlenen ‘yatay yapılaşma’ için de pilot uygulama alanı olabileceğini söyleyen Durbakayım, burada görev yapacak yapı müteahhitlerinin de buna göre proje geliştirip, uzun vadede konsept farklılığı doğuracak işlere hazırlık fırsatı bulacağını vurguladı.

‘Kendi kendini finanse eder’

Kanal İstanbul’un devasa bütçesinin kimsenin gözünü korkutmaması gerektiğini ifade eden Durbakayım, “Bugüne kadar yapılan projeler gibi burası da kendi kendini finanse edecek bir yapıya sahiptir. Uzun vadede Kanal İstanbul, hem yabancı hem de iç satışta patlama yaşatabilir. 2018 yılında Kanal İstanbul’un imar durumu belli olup projeler tasdik edilebilir noktaya gelirse, yabancıya satışta patlama yaşanır” diye konuştu.

Diğer taraftan Kanal İstanbul’un yapımından ortaya çıkacak hafriyat ile gerçekleştirilecek suni adaların İstanbul’un Avrupa Yakası’na turizm alanında Dubai’de olduğu gibi yeni bir soluk getireceğini dile getiren Durbakayım, “Projenin aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası marka değerini birkaç basamak yukarıya taşımasını bekliyorum” açıklamasında bulundu.

‘Montrö’yü bununla karıştırmamak lazım’

İstanbul Boğazı’nın nasıl kullanılacağına ilişkin kuralların Montrö Boğazlar Sözleşmesi’yle belirlendiğini hatırlatan Arslan, “Boğaz’ın tabi olduğu rejim farklı, ülkemizin yapacağı, iki denizin birbirine bağlanacağı alternatif su yolunun rejimi farklı. Elbette ki onu da dikkate alarak işletme süreci olacak. Montrö’yü ayrı tutmak, bununla karıştırmamak lazım” dedi. Küçükçekmece Gölü’nün tatlı su kaynağı olarak kullanılmadığını söyleyen Arslan, “Küçükçekmece Gölü’nden girerek Karadeniz’e kadar çıkacak. Bir anlamda gölü, Karadenizle Marmara’ya bağlamış olacağız” diye konuştu.

Kanal nasıl yapılacak

– Projenin ihalesi, Küçükçekmece-Sazlıdere-Durusu koridorunda yapılacak çalışmaların tamamlanmasının ardından bu yıl içinde gerçekleştirilecek.

– Ön proje Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından, uygulama projesi ise yapım ihalesini kazanan yüklenici firma tarafından hazırlanacak.

– Kanal İstanbul’un üzerinden geçmesi planlanan karayolu ve demiryoluna ait detaylar ise yapıma esas uygulama projesiyle netleşecek.

– Projede yap-işlet-devret ile kamu özel iş birliği, diğer alternatifler dahil olmak üzere karma modeller değerlendirilecek.

– Türkiye’nin, su yolu taşımasından kaynaklı konumunu güçlendirecek ve cazibesini artıracak proje kapsamında geçen yıl başlatılan sondaj çalışmaları yılın başında tamamlandı.

– Projede, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme, Çevre ve Şehircilik, Orman ve Su İşleri, Gıda, Tarım ve Hayvancılık ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı gibi birçok kurumla birlikte çalışılıyor.

Yapay adalar yapılacak

Kanal İstanbul içinde Karayolları Genel Müdürlüğünce inşa edilecek köprüler dışında acil durum rıhtımı yapılacak. Kanal inşaatından çıkacak hafriyat malzemesiyle Marmara Denizi’ne yapay adalar yapılması, kömür ocaklarındaki çukurların doldurulması, rekreasyon alanları oluşturulması planlanıyor, söz konusu malzemenin ayrıca kıyı yapılarında kullanılması düşünülüyor. Dünyanın en büyük projelerinden biri olacak Kanal İstanbul, kendine özgü inşaat ve mühendislik tekniğiyle yapılacak. Çalışmalarda, Panama, Süveyş, Kiel gibi yapay kanalların yapımı sırasında elde edilen deneyimlerden de yararlanılacak.

GÖRÜŞLER:

Arnavutköy Belediye Başkanı Ahmet Haşim Baltacı:

Arnavutköy her yönüyle dönüşecek ve gelişecek

Dünya çapındaki bu proje, büyük ölçüde Anravutköy sınırlarında kalıyor. Hem ilçemiz hem dünya şehri İstanbul’umuz hem de Türkiye’miz için büyük anlam ifade eden Kanal İstanbul çok yönlü bir proje. Özelde Arnavutköy ilçesini her yönüyle dönüştürecek ve geliştirecek bir nitelikte. Bir yandan ilçe ekonomisini şaha kaldıracak potansiyeli diğer yandan çevre ve şehircilik yönünden ilçenin imar ve dönüşümüne olacak katkısı ve tabii ki ulaşım çeşitliliğini sağlayacak yatırımlarla birlikte düşünüldüğünde büyük bir imkan oluşturacağı muhakkaktır.

Belediye olarak ortaya konulan bu vizyona ve projeye uygun gelişmeleri planlamak ve ilçeyi geleceğe hazırlamak adına önemli hazırlıklar yapıyoruz. Burada kamu yatırımlarının yanında özel sektörün ilgisinin de artacağı düşünüldüğünde bu sürecin en iyi şekilde yönetilmesi konusunda yetkimiz çerçevesinde her türlü imkanımızı seferber edeceğiz.”

İhlas Yapı Bizim Evler Teknik Müdürü Celalettin Yıldırım:

Yeni bir şehir ortaya çıkacak

Kanal İstanbul, İstanbul’a hem de bölgeye değer katacak. Projeyi, bir kanal geçişi olarak düşünmemek gerekir. Bununla birlikte yapılacak çevre düzenlemeleri ve çevre yapılanmaları ile yeni bir şehir ortaya çıkacaktır. İlk sinyallerini zamanında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ‘İstanbul’da yeni bir kuzey şehri istiyorum’ diyerek ifade etmişti. Bizim bulunmuş olduğumuz Ispartakule bölgesi, tam kuzey şehrin en güneyinde yer alıyor. Diğer şehirle bütünleşik olan noktasında yer alıyor. Projenin güney kesiminde Küçükçekmece Gölü, kuzey kesimde ise 3’ncü Havalimanı yer alıyor. Bölge şimdi Kanal İstanbul ile taçlandırılıyor. Devlet Ispartakule’yi kendisi planladı. Yeni projeyle Ispartakule daha modern, daha gelişmiş, dünya ile entegre bir nokta olacak.”

Esenyurt Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Uslu:

Ülkeler, Süveyş ve Panama’ya alternatif arıyor

“Süveyş ve Panama kanallarının bulunduğu ülkelerdeki ticaret hacmi yetersiz kalıyor. Bu yüzden ülkeler bunların yanında yeni alternatifler arıyor. Bu yüzden Kanal İstanbul çok önemli bir proje. Dünya ticaretinin yüzde 75’i deniz yoluyla yapılıyor ve deniz yoluyla yapılan ticaret kapsamında hem ihracatın hem ithalatın gelişmesi mümkün. Proje kapsamında, gemilerin boğazlardan geçişiyle 260 bin ton kadar bir taşıma kapasitesi vardı, şu anda kanal projesiyle bu 300 bin tona çıkacak. Yani ithalat ve ihracat yapan firmaların her 6 gemiden 1 tane kazancı olmuş olacak buda özellikle ithalat yapan firmaların Kanal İstanbulu tercih etmesini sağlayacak. Öte yandan projeyle Durusu ve Sazlıdere tarafındaki arsa fiyatlarında büyük bir artış olacağını düşünüyorum. Durusu tarafına 5 kilometrelik mesafede 3’üncü havaalanı mevcut. Buranın etrafında da hem sanayi, hem ticaret hem de turizm açısından büyük gelişmeler olacaktır. Küçükçekmece’ye ve Durusu’ya çıkan kısımlarda marinaların yapılacağı veya Manhattan tarzında büyük kulelerin, iş merkezlerinin yer alması düşünüldüğünde projenin ticari açıdan da çok büyük gelişmeler sağlayacağını düşünüyorum.”

Altın Emlak Genel Müdürü Mustafa Hakan Özelmacıklı:

Yeni bir İstanbul doğacak

Kanal projesi ile yeni bir İstanbul, hatta yeni bir kıta doğuyor. Daha önce rezerv alan olarak belirlenen bu koridor havaalanına artık liman fonksiyonunu da kazandıracak. Alan seçiminde kamulaştırma maliyetlerinin ve orman alanlarının en az etkilenebileceği bölgelerin seçildiğini görüyoruz. Kanal rakımı yüksek yerlerde, özellikle şehrin kuzey bölümünde çevreden görülmeyecek. Bazı bölgelerdeki derinliğin yüzlerce metre olacağı düşünüldüğünde kanalın etkisinin daha çok Küçükçekmece gölü ve Sazlıbosna bölgesinde daha da etkili olacağını düşünüyoruz. Arsada ise Arnavutköy tercihleri yatırımcısını memnun edecek. Açıklanacak olan yeni çevre düzeni planı ile bu bölgelerde birçok alan imara açılacak.  Kanal projesiyle ile 10’a yakın köprü yapılacak. Artık köprü trafiğimiz sadece boğazı geçerken değil kanal üzerinde de söz konusu olacak. Avrasya gibi yeni tüneller de Küçükçekmece gibi yerlerde yapılarak yeni kıtadaki ulaşama çözüm oluşturacak. Oluşturulacak olan yeni yat limanları, yeni lojistik köyler, İstanbul için yeni yatırım fırsatları sunacak.”

Artaş İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Çetinsaya:

Proje bizi heyecanlandırdı

“Güzergahı netleşen Kanal İstanbul projesi bizi heyecanlandırdı. Kanal İstanbul, başta ülke ekonomimiz olmak üzere inşaat sektörümüz açısından çok önemli bir proje. Bizim de o bölgede Kanal İstanbul projesinin çok daha öncesinden Artaş İnşaat olarak yatırımlarımız vardı. Artaş İnşaat’ın yanı sıra Emlak Pazarlama ile kurulmuş Öztaş ve Biocity gibi şirketlerimizin yaklaşık 400-500 dönüme yakın Kanal İstanbul’a komşu Resneli’de arazilerimiz var. Kanalın şekillenmesine bağlı olarak buradaki yatırımlarımızı hareketlendireceğiz.”

Fuzul Grup Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Eyüp Akbal:

Dünyanın siyaset ve ekonomisini yeniden şekillendirecek

“Geçtiğimiz yüzyılda hem Panama hem Süveyş kanalı adından sıkça söz ettirdi. İçinde bulunduğumuz yüzyıl ise Kanal İstanbul ile anılacak ve bu proje Türkiye’nin aslında nereye geldiğini ortaya koyuyor. Öyle ki sadece Türkiye’de değil dünyada siyasetten ekonomiye kadar birçok alanda değişiklik oluşturacaktır. Bu dev projenin en büyük faydasını ise ülkemizin gelecek nesilleri görecektir. Türkiye ders kitaplarına da konu olacak bu proje ile sadece inşaat sektörüne fayda sağlamış olmayacak, siyasi, coğrafi, ekonomik anlamda birçok arenada daha fazla söz sahibi olacağını şimdiden ilan etmiştir.”

İNDERGİ

Share
456 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.