logo

03 Ağustos 2017

İNDER: Konut getirisinin azalması, inşaatçının fedakarlığını gösterir

Konut fiyatlarındaki yüzde 12.58 oranındaki artışın yüzde 12.73 oranındaki üç ay vadeli TL cinsi
ortalama mevduat faizinden düşük kalması, inşaat firmalarının fiyat artışını dizginleyip üreticiye daha düşük fiyatlı konut sunmak istemesinin bir sonucudur.

indergi-NAZMI DURBAKAYIMSon iki yıldır her ortamda “fiyat artışını yapmamaya gayret ediyor ve kar marjlarımızdan fedakarlık
yapıyoruz. Sadece hammaddelerdeki fiyat artışını konut alıcısına yansıtmaya çalışıyoruz” şeklinde
açıklamalarda bulunarak, tüketicinin yanında olduğumuzu ve ekonomiye destek verdiğimizi
söylüyoruz. Mevduat gibi makroekonomik veriler, konut üreticilerinin de elini taşın altına koyduğunu gösteren en somut örnek oldu.
Ancak, bu olumlu gelişmenin orta vadede tehlikeli olabileceğini; baskı altına alınan konut
fiyatlarının bir yay gibi fırlayabileceği gerçeğini de göz ardı etmemek gerekir. Bundan daha önemlisi
fiyat artışı yansıtılmamış konut fiyatlarının bir fırsat sunduğunu da unutmamak gerekir. Kısa vadeli
olduğunu düşündüğümüz bu durumun konut almak için bugün en uygun zaman olduğunu vurgulamak
isterim. Biz konut üreticileri bugüne kadar olduğu gibi yine üzerimize düşen görevleri Hakk’ıyla
yapacağız. Konut almak için mevcut durumdan daha geniş kitlelerin faydalanması için
dayanabildiğimiz kadar dayanacağız. Hükümet, finans sektörü bize destek olduğu sürece baskı
altındaki fiyatların normal seyrine dönüşmesi daha yumuşak olur.
Diğer taraftan konut getirisindeki ‘tek taraflı fedakarlık’ sonucu oluşan getiri azalmasına karşın
konut satışlarının olumsuz bir tablo çizmediğini ve gelecek vaat ettiğini anlamak için resmi satış
rakamlarına bakmak yeterli olur.
En başta konut getiri endeksini yakalayan ve burun farkıyla geçen mevduat faizinin homojen bir
yapıda olmadığını vurgulamak isterim. Söz konusu getiri sağlayan mevduatların % 21’inin vadesiz, %
52’sinin ise 1-3 ay vadeli olduğunun altını kalınca çizmek gerekir. Bu tablo, söz konusu mevduattaki
paraların her an alternatif yatırım araçlarına gidebilecek esnekliğe sahip olduğunu göstermektedir.
Buna ek olarak konuta ilginin her zamankinden daha fazla olduğunu ve alternatif yatırım araçları
arasında cazibesini koruduğunu da söyleyebiliriz. Mesela finans sektörünün 2010 yılında kullandırdığı
konut kredisi 61 milyar lira seviyesindeyken içinde bulunduğumuz yılın ilk çeyreğinde 173 milyar
liraya ulaştı. 2017’nin ilk çeyreğinde kullanılan konut kredileri, toplam 434 milyar liraya ulaşan
bireysel krediler içindeki payını yüzde 40’a çıkardı. Nitekim konut kavramını ‘yuva’ olarak gören
Türk vatandaşı, sadece kredi kullanmakla kalmayıp geri ödeme konusunda da duyarlı bir yapıya
sahiptir. Tüketici kredilerinin takibe dönüşme oranı % 4,15 iken konut kredilerinin oranı % 3,61
gerçekleşmesi bunun en önemli göstergesidir.
Nazmi DURBAKAYIM
İNDER Yönetim Kurulu Başkanı

Share
179 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ