Ekonomide Milli Seferberlik Başladı | İNDERgi İst. İnşaatcılar Dern. Aylık Dergisi

logo

15 Ağustos 2018

Ekonomide Milli Seferberlik Başladı

Türkiye, ekonomik alandaki saldırılara karşı 15 Temmuz ruhuyla topyekun harekete geçti. Bir taraftan çarkların dönmesi için ekstra önlemler alındı, diğer yandan millet TLsine sahip çıkmak için ayağa kalktı. İşte seferberliğin satırbaşları:

SANAYİ ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, sanayicilere yönelik 1,2 milyar liralık yeni destek programını devreye soktuklarını belirterek, “Yeni destek programının, cari açığın azaltılması başta olmak üzere yüksek katma değerli ürünlerin üretimine önemli katkı sağlayacağını düşünüyoruz” dedi.

TÜBÎTAK Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığında (TEYDEB) sistem değişikliğine gidildiğini belirten Varank, 10 ayrı destek programının sadeleştirildiğini ve “TEYDEB 2.0” adıyla yeni destek programı hazırlandığını aktardı.

10 BİN PROJEYE 8.3 MİLYAR TL 
TEYDEB’in kuruluşundan 2017’ye kadarki 23 yılda 10 bin proje için toplam 8,3 milyar liralık destek sağladığını ve bu desteklerle 15 milyar liralık Ar-Ge hacmi oluşturulduğunu ifade eden Varank, teknogirişim desteği kapsamında ise yaklaşık 16 bin iş fikri başvurusu alındığını, 77 milyon liralık hibe destekle 958 girişimcinin firmalarını kurduğunu bildirdi. Varank, esnek ve yalın bir süreç sağlamak amacıyla mevzuatları ayrı ayrı tanımlı 10 farklı destek programının iki başlık altında toplandığını kaydetti. Bakan Varank, Sanayi Destekleri (SADE) ve Arayüz Destekleri (AYDE) olarak sadeleştirilen bu yeni destek sistemine “TEYDEB 2.0” adının verildiğini belirtti.

Sanayicilere Destek
Bakan Mustafa Varank, sanayicilere yönelik 1,2 milyar liralık yeni destek programını devreye soktuklarını açıkladı. Varank, “Yeni destek programının, yüksek katma değerli ürünlerin üretimine katkı sağlayacağını söyledi.

VARANK, kamu-üniversite-sanayi iş birliğini oluşturmaya ve özellikle teknoloji tabanlı girişimci ve KOBİ’lere iş geliştirme ve yenilik alanlarında mentorlük sağlamaya yönelik kolaylaştırıcı destekleri de hayata geçireceklerini açıkladı.

Bu arada, Bakan Varank’ın açıkladığı TEYDEB 2.0 için ilk çağrı duyurusu yapıldı. Söz konusu çağrıya 31 Aralık 2018’e kadar başvuru yapılabilecek. Proje başvuruları ziyaretli hakemlik ile değerlendirilecek. Başvurular alındıkça, 31 Aralık beklenmeden değerlendirme süreci başlayacak.

CARİ AÇIĞI AZALTACAK 
TEYDEB 2.0 kapsamında cari açığı azaltacak veya katma değeri yüksek ürün, süreç ve teknoloji geliştirme projelerini destekleyeceklerine vurgu yapan Bakan Varank, “Ülkemizde yaygın olarak kullanılan ürün ve teknolojilerin yerli olarak geliştirilmesine destek vereceğiz. Bu yeni destek programının, cari açığın azaltılması başta olmak üzere yüksek katma değerli ürünlerin üretimine önemli katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Buradan bütün sanayicilerimize, girişimcilerimize çağrıda bulunmak istiyorum; yeni fikri olanlar ve yeni ürün geliştirmek isteyenlere her türlü desteği vermeye hazırız.”

1.2 MİLYAR TL kullandıracağız 
BAKAN Varank, “1 Ağustos itibarıyla SADE kapsamında açılan çağrıya başvuracak projeler için 200 milyon lira bütçe ayrıldı. Yıl sonuna kadar yeni çağrılar açacağız. Bu sene açılacak tüm TEYDEB çağrıları aracılığıyla hayata geçirilecek projelere üç yılda 1,2 milyar kullandıracak” dedi.

Endişeye MAHAL YOK 
ATEŞ, gerek Türk bankacılığının gerekse özel sektördeki yurt dışından borçlanabilen kurumların geri ödeme yeteneklerinin bulunduğunu belirterek, “Endişeye mahal olacak bir durum yoktur. Spekülasyonlara meydan vermeyin” dedi,
DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş “DenizBank’ta dünya kadar dövizin TL’ye döndüğü haberini alıyoruz” dedi.

KOBiler krediyi kesmesin
BANKALARIN sağlam olduğunu piyasadaki esnaf ve KOBİ’lerin birbirine krediyi kesmemesi gerektiğini vurgulayan Ateş, “Bütün kurumlar birbirine güvensin. Spekülatif atakların önünü TCMB kesti” diye konuştu.

Vatandaşların bankalardan parayı çekip yastık altında sakladığına ilişkin iddiaları yanıtlayan DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş, “Bu iddiaları konuşmaya bile değer bulmuyorum. Gülüp geçmek lazım bunlara. Aklı başında insan, normal üstü faizlerin olduğu bir dönemde sistemden parasını çekip orada burada saklamaz. Ayrıca bankalar emniyet için de vardır sadece faiz için değil. Ama vatandaş isterse masanın üzerinde parası her an hazır” dedi. Böyle dönemlerde herkesin itidalli davranması gerektiğini vurgulayan Ateş, “Çok ciddi dövizden TL’ye geçmeler var. Türkiye liberal bir sistem, sermaye hareketlerinin serbest olduğu bir ülke. Bu böyle kalacak. Bu çerçevede de spekülatörlere meydan vermeyelim” dedi.

HERKESİN PARASI GÜVENDE 
BDDK, SPK, Hazine, Merkez Bankası’nın doğru tavırları zamanında alabildiğini hatırlatan Ateş, “ATM’lerimize efektif yükledik. Bugün itibarıyla bankacılık sisteminin kullanabileceği limit 50 milyar dolardır. Bir de 20 milyar dolar swap imkanı var. Herkesin parası, mevduatı bankacılık sisteminde ve emniyette. 2001’den farklı olarak bankalar, kimse birbiriyle itişip kakışmıyor” dedi.

AKLIMIZ ERMİYOR


Dövizdeki yükselişe anlam veremediğini belirten Garanti Bankası Genel Müdürü Erbil, “Aklımız ermiyor. Ne oluyor da bugün bu seviyeleri görüyoruz. Cari açığın çok daha kötüsünü gördük şimdi onun yarısındayız” dedi. Erbil “Bu dalgalanmanın geldiği noktada ister istemez başka etkileri de aranıyor. Bu süreçte çok az sayıdaki müşterimizden ‘ben dolarımı euromu alayım’ talebi oldu, onu da efektif şekilde yöneterek bir şekilde günü bitirdik. Müşteri, bizim mudimiz dün döviz sattı piyasanın ihtiyacı olan şeyi karşıladı” diye konuştu.

BORCUMUZ ÇOK DÜŞÜK 
Global düzende bir takım taşların yerinden oynadığını ifade eden Erbil, bununla birlikte iş yapış şekillerinde ciddi değişiklikler olduğunu söyledi. Ancak bir ülkeyle ilgili yatırım yaparken ilk bakılacak şeyin o ülkenin mali durumu olduğunu anlatan Ali Fuat Erbil şunları kaydetti: “Bizim ülkemizin borcu nedir? Kamunun borcu belli kriterlerin çok altında yani yüzde 30’un altında. Bu çok düşük bir oran. İkincisi bütçe açığı. Büyüyoruz. Son zamanlarda ciddi anlamda savunma harcamamız var. Bunlara rağmen Türkiye kamu bütçesi açığı anlamında geçen seneyi yüzde 1,5 ile bitirdi. Bunlar kabul edilebilir olan rakamların çok çok altında.”

BANKACILIKTA SORUN YOK
Yatırımcıların önem verdiği bir diğer konunun o ülkenin bankacılık sistemi olduğunu vurgulayan Erbil, “Türkiye’nin bankacılığı çok çok değişti. Çok güçlü bir sektörümüz var. Kârlılığımız iyi. Bankacılıkla ilgili de bir sıkıntı yok. Cari açığın çok daha kötüsünü gördük şimdi onun yarısındayız. Cari açık düşecek. Kurların geldiği seviye yükseldi. Bu ister istemez cari açığı düşürecek” dedi.

DÖVİZİN ateşini düşürmek için alınan tedbirlerin doğru olduğunu dile getiren Erbil, “Bu yangın bitti diyemem. Elimizde araçların ziyadesiyle olduğunu düşünüyorum. Şu an itibariyle yapılması gereken başka bir şey yok. Biz bankacılar yüksek faizi sevmiyoruz. Bize zarar veriyor. Bu adımlar rasyonel adımlar. Normalleşme sürecine girdiğimizi düşünüyorum. FX (parite alım-satımı) işiyle ilgili bu tip hareketlerden para kazanan kişi görmedim, batanı çok gördüm. 50 milyon dolarları batıran kişileri gördüm” dedi.

Bağlılığımız sürüyor 
TÜRKİYE Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) ortak bir açıklama yaptı. Açıklamada “Türkiye ekonomisinin temelleri sağlamdır ve bu süreçte reel sektörümüzün üretim ve istihdam kapasitesinin korunması son derece önem arzediyor” denildi. Açıklamada TCMB’nin likidite yönetimi için attığı olumlu adımların yanı sıra, kurun istikrara kavuşması için daha sıkı bir para politikasına geçilmesi gerektiğine yer verildi.

Ticari diplomasinin tüm imkanlarını kullanacağız 

DIŞ Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak yaşanan sıkıntılı süreci atlatmak için önce yönetim kuruluyla toplandıklarını, çarşamba günü de büyükelçiler, DEİK İş Konseyi başkanları ve TİM İhracatçı Birlik başkanlarıyla bir araya gelerek süreci değerlendireceklerini ve bu istişarelerin devam edeceğini ifade eden Olpak, ticari diplomasinin tüm enstrümanlarını kullanacaklarını belirtti. Olpak, “Dün, zor bir haftaya umutla başladık” diye konuştu.

Ülkemiz bu zorlukları aşabilecek güçtedir 
TÜRKİYE Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Timur Bayındır şunları kaydetti: “Türkiye zor ve hassas bir dönemden geçiyor. Ama Türkiye ekonomisi bu zorlukları aşabilecek güçte ve potansiyeldedir. Döviz kurlarındaki bu yükseliş hiç normal değil. Ekonomik bir savaş söz konusu. Sakin olup işimize odaklanmalıyız. Hükümetin açıkladığı ekonomik program ve önlemlerin başarıya ulaşması için sektör olarak bu dönemde her türlü desteği vermeye hazırız.”

OTE yandan Garanti Bankası’nın hakim ortağı Ispanyol BBVA, Türkiye’ye olan bağlılığını sürdürdüklerini ve Türk bankasındaki mevcut konumdan rahat olduklarını bildirdi. Bankadan yapılan açıklamada BBVAnın Garanti Bankasının yüzde 49,85’lik hissesi bulunduğu, bunun da BBVA Grubunun toplam aktiflerinin % 11’ini oluşturduğu belirtildi.

Kaynak:AKŞAM

 

Share
407 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.