logo

Almanya’dan Türkiye’ye Yatırım Tehdidi

Alman vatandaşı Peter Steudtner’in Büyükada’daki gözaltılar sonrası ‘silahlı terör örgütüne yardım etme’ suçlamasıyla tutuklanmasının ardından Türkiye ile Almanya arasındaki tansiyon yükseliyor. 

Çarşamba günü ilk olarak Dışişleri Bakanlığından Almanya’ya bir cevap geldi. Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada “AFC Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü ve Federal Hükümet Sözcüsü tarafından Türk yargısına doğrudan müdahale edildiği ve haddini aşan ifadeler kullanıldığı görülmüştür” denildi. Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel ise tutuklamayı ‘planlanmış ve iyi bir şekilde hazırlanmış’ bir eylem olarak yorumladı. Gabriel, Alman Dışişleri Bakanı’nın Türkiye’ye seyahat edecek vatandaşlara yeni bir uyarı yayınlandığını açıkladı.

Almanya Dışişleri Bakanlığı’nın sitesinde yapılan uyarıda ‘Türkiye’ye ziyaret edecekler için bazı riskler’ bulunduğu ifadesi yer alıyor. Gabriel, Türkiye konusunda ekonomik açıdan değerlendirme yapabilecekleri imasında bulundu. Almanya Başbakanı Angela Merkel’in sözcüsü ise Gabriel’in duyurduğu adımların ‘gerekli ve kaçınılmaz’ olduğunu söyledi.

Dışişleri Bakanlığı ise Alman vatandaşı Steudtner’in Türkiye’de tutuklanmasının ardından Alman hükümeti yetkililerinin yaptığı açıklamanın kabul edilmesinin mümkün olmadığını bildirdi.
Dışişleri Bakanlığınca, Alman vatandaşı Peter Steudtner’in Türkiye’de tutuklanmasının ardından Alman hükümeti yetkililerinin yaptığı açıklamanın kabul edilmesinin mümkün olmadığı vurgulanarak, “Ülkemizde yargı yetkisinin kullanılmasında, Anayasamız çerçevesinde hiçbir organ, makam, merci veya kişinin mahkemelere emir ve talimat veremeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı teminat altına alınmıştır” değerlendirmesinde bulunuldu.

Bakanlık, yaptığı yazılı açıklamada, “18 Temmuz 2017 tarihinde tutuklanan Alman vatandaşı Peter Steudtner ile ilgili Almanya’nın Ankara Büyükelçiliği Geçici Maslahatgüzarı ile Bakanlığımızda yapılan görüşmede konunun yargıya intikal ettiği, bağımsız Türk yargısına güvenilmesi gerektiği, Steudtner’in gözaltına alındığı ilk günden itibaren uluslararası hukuk kurallarına uygun olarak konsolosluk himayesinin sağlanmasında herhangi bir eksiklik yaşanmadığı izah edilmiştir” ifadesini kullandı.

“Haddini aşan ifadeler kullanıldığı görülüyor” 

Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Ali Kemal Aydın’ın da Almanya Dışişleri Bakanlığına kendi talepleri üzerine izahatta bulunduğu belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Bu görüşmelerin ardından Almanya Federal Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Martin Schaefer ve Federal Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert tarafından yapılan ve diplomatik nezaketsizliğe örnek teşkil edebilecek açıklamalarda Türk yargısına doğrudan müdahale edildiği ve haddini aşan ifadeler kullanıldığı görülmüştür. Bu açıklamaların kabul edilmesi mümkün değildir. Ülkemizde yargı yetkisinin kullanılmasında, Anayasamız çerçevesinde hiçbir organ, makam, merci veya kişinin mahkemelere emir ve talimat veremeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı teminat altına alınmıştır.”

Açıklamada, söz konusu açıklamalardaki ifadelerin, Türkiye’yi hedef alan farklı terör örgütü mensuplarına kucak açarak, teröristlerin adalet önüne çıkarılmasını engelleyenlerin hukuka yaklaşımlarındaki çifte standardı bir kez daha ortaya koyduğu vurgulandı.

“İlişkilere böyle devam edemeyiz” 

Alman Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, insan hakları aktivisti Peter Steudtner’in tutuklanmasının ardından gerginleşen Türk-Alman ilişkileri konusunda açıklamalarda bulundu. Tatilini yarıda kesen Gabriel, konuya ilişkin Berlinde düzenlediği basın toplantısında, Almanya’nın son dönemde Türkiye’ye çok fazla müsamaha gösterdiğini söyledi. Kendisinin Başbakan Angela Merkel ve SPD lideri Gabriel ile görüştüğünü ve Türkiye’ye yönelik politikaların sonuçsuz kalmayacağını belirten Gabriel, önümüzdeki dönemde ele alınacak politik önlemlerin dışında Türkiye’ye yönelik alınan bir dizi tedbir açıkladı.

indergi_Almanya'dan Türkiye'ye Yatırım Tehdidi1İBRAHİM KALIN: AÇIKLAMALARI ŞİDDETLE KINIYORUZ 
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, Almanya Dışişleri Bakanfnın Türkiye’ye yönelik sözlerine yanıt verdi. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, düzenlenen basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İbrahim Kalın’a, Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel’in Büyükada’daki tutuklamalar üzerinden Türkiye’ye yönelik sert ifadeler içeren açıklaması soruldu. “Bu talihsiz açıklamaların yaklaşan seçimlere yönelik iç siyaset yatırımı olduğunu düşünüyoruz” diyen Kalın şöyle devam etti: “Almanya’da bu moda haline geldi. Türkiye karşıtlığının Alman siyasetinde prim yaptığını görenler puan toplamaya çalışıyorlar. Akıl tutulmasından kurtulup rasyonel şekilde düşünmeleri gerekiyor. FETÖ’cülerin en çok gittiği yer neden Almanya oluyor. Bununla ilgili dosyaları önlerine koyduğumuzda yargı bağımsız diyorlar. Onlar da buradaki yargıya karşı saygılı olmalılar. Türkiye’ye giden Alman vatandaşlarının güvende olmadığı, Alman firmaların da endişeli olduğuna yönelik açıklamaları şiddetle kınıyoruz. Biz Türkiye’deki Alman yatırımlarının güvende olduğunu ifade ettik. Binlerce Alman firması var. Bugüne kadar bir Alman firmasına soruşturma yapılmış mı? Böyle bir şey yokken bu iddiayı ortaya atmak ilişkileri feda etmektir. Bir  Alman gazetesinde de bununla ilgili bir haber çıktı. Alman turistleri daha fazla görmek istiyoruz. Burada soruşturma konusu olan kişiler kimlerdir? Polisin ve yargının tespit ettiği kadarıyla illegal faaliyet içerisinde olan kişilerdir. Bunlarla Alman vatandaşlarını aynı keseye koymak siyasi sorumsuzluktur. Biz Almanya ile ilişkilerimizin iyi olmasını istiyoruz. Ama kimse parmak sallayarak Türkiye’yi hizaya getirmeye çalışmasın.”

ALMAN TURİST UMUDU BAŞKA BAHARA KALDI 
Dünya gazetesinin haberine göre, Almanya-Türkiye arasındaki bu gerilim turizme de sıçradı. Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, Alman vatandaşlarına Türkiye gitmeyin uyarısında bulundu. Bu gerginlik Alman turist sayısında düşüşlerin yaşandığı bu dönemde turizmcilerde tedirginlik yarattı. Alman turistlerin bu tip gerginliklerden etkilendiğini savunan turizmcilerin. Alman turist umutları başka bahara kaldı. TÜROB Başkanı Timur Bayındır, “Zaten Şuan İstanbul’da Alman turist görmek zor. Gerginliklerin etkisi iyi değil. Devlet işlerine aklım ermez ama turizm için aramızı sıcak tutmamız gerek” dedi.

TROFED Başkanı Osman Ayık, “Yayınlanan bir belge yok. Seyahat özgürlükleri
kısıtlamaya yönelik bu tür uyarılar. Turizm Örgütü’nün de gündeminde. Biz bu tip siyasi durumlara turizmin malzeme yapamamasından yanayız. Alman turist için her zaman potansiyelimiz var” diye konuştu. 2016 yılında Türkiye’ye gelen Alman turist sayısı bir önceki yıla kıyasla yüzde 30 düşmüştü. 2015 yılında 5 milyon 580 bin olan Alman turist sayısı 2016 yılında 3 milyon 900 bine kadar geriledi. Almanya 2016 yılında yüzde 17.TŞ’lik payla turizmde Türkiye’nin birinci büyük pazarıyken, 2017 yılın ilk 5 ayında yüzde 10,21’lik payla ikinciliğe düştü. Bu yılın başında turizm şirketi TUI de Türkiye’ye olan talebin düşük olduğuna dikkat çekip, sezon sonunda Alman turist sayısının geçen yıl düzeyinde kalacağını tahmin etmişti. Bu yıl mayıs ayında Alman turis sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30’luk düşüşle 295 bine geriledi.

MEHMET ŞİMŞEK: ALMAN YATIRIMCILARI HOŞ KARŞILARIZ 

Türkiye’de iki büyük Alman firmasının soruşturulduğu iddialarını yalanlayan Başbakan Yardımcısı Şimşek, Alman yatırımcıların hoş karşılandığını ifade etti. Alman yayın organı Handelsblatt, Daimler AG ve BASF SE’nin Türkiye tarafından ‘terörizme destek olmak’ ile suçlanacağını iddia etti. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada bu iddiayı yalanladı. Şimşek. ‘Türkiye’nin Daimler ve BASF’ı soruşturduğu haberi yalan. Alman yatırımcıları hoş karşılarız” ifadelerini kullandı.

“ALMAN ŞİRKETLERİN TÜRKİYE’DE YATIRIM YAPMASI ÇOK ZOR” 
Almanya Ekonomi Bakanı Brigitte Zypries, Türkiye’deki mevcut siyasi iklim nedeniyle Alman şirketlerin Türkiye’de yatırım yapmalarının çok zor olduğunu söyledi. Zypries, “Saygın Alman şirketleri bir anda ‘kara listeye’ alınır ve terör destekçisi olarak nitelendirilirse bu Türkiye’de yeni iş ve yatırım yapmanın aşırı zor hale getiren bir iklim anlamına gelir” dedi. Zypries, “Alman hükümeti ve ben, Alman şirketlerini tümüyle haksız ve akıl almaz bu suçlamalardan koruyacağız. Bu her şeyden önce Alman şirketlerinin çalışanları için geçerlidir” dedi.

Share
361 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ